Almanya’da yapılan son araştırma sürücüleri en çok nelerin çileden çıkardığını belirledi. Yakın takip ve park sorunu listede başı çekiyor, işte o detaylar.
Almanya’da yola çıkmak bazen gerçekten sabır testi gibi olabiliyor. Yapılan yeni bir araştırmaya göre, otobanlarda veya şehir içi trafikte insanları en çok geren şeyler belli olmuş. Aslında hepimizin az çok tahmin ettiği ama kağıt üzerinde görünce “hakikaten öyle” dediğimiz durumlar var.
Anket sonuçlarına bakılırsa sürücülerin yarısından fazlası şu arkadan dibimize kadar giren, adeta bagaja girecekmiş gibi takip eden tiplerden nefret ediyor. Yakın takip olayı Almanya trafiğinin bir numaralı stres kaynağı seçilmiş. Yani o dikiz aynasında sürekli birinin burnunu görmek insanı gerçekten darlıyor.
Sadece yakın takip değil, trafikteki genel “kabadayılık” halleri de büyük sorun. Gereksiz yere kornaya asılanlar, riskli şekilde makas atıp sollama yapanlar ve o meşhur el kol hareketleri… Sürücüler bu tarz hareketleri görünce direkt modu düşüyor ve stres seviyesi tavan yapıyor.
Özellikle Berlin, Münih gibi büyük şehirlerdeyseniz zaten biliyorsunuzdur; gideceğiniz yere varmak yetmiyor, bir de o arabayı nereye koyacağınız sorunu var. Araştırmaya katılanlar, varış noktasında dakikalarca boş yer aramayı en az trafik kadar yorucu buluyor. Şehirlerde park yeri bulamama mevzusu artık kronik bir strese dönüşmüş durumda.
Trafikteki en kritik mevzulardan biri de kurtarma koridoru. Ambulans veya itfaiye gelince o yolu açmayanlara karşı ciddi bir tepki var. Öncelik haklarını gasp eden sürücüler de cabası. Tabi bi de olayın ailevi boyutu var; ankete katılan çoğu kişi yan koltukta oturan eşinin veya sevgilisinin sürüşe müdahale etmesinden, “yavaş git”, “şuradan dön” gibi yorumlar yapmasından aşırı rahatsız oluyormuş.
Sonuç olarak Almanya yollarında sakin kalmak pek kolay degil ama en azından neyin sinir bozucu olduğu resmiyet kazanmış oldu. Trafikteyken biraz daha hoşgörü ve takip mesafesi sanırım her şeyi bi nebze de olsa kolaylaştırabilir.