Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%0,11
BIST 2,008
%0,04
Dolar 13.85
%0,19
Euro 15.67
%0,55
Altın 797.98

Uçak Kazaları Psikolojik Etkenli Olabilir Mi?

114 defa okundu kategorisinde, 06 Oca 2022 - 16:43 tarihinde yayınlandı
Uçak Kazaları Psikolojik Etkenli Olabilir Mi?


Uçak Kazaları Psikolojik Etkenli Olabilir Mi? İnsanların bilişsel işlevleri kadar psikolojisiyle ilgili problemlerin de kazalara yol açabileceğini belirten Prof. Dr. Muzaffer Çetingüç, özellikle havacılık alanındaki kazalar ve uçuş güvenliğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Prof. Dr. Muzaffer Çetingüç, beyindeki tehlikeli düşünüş ve davranışların arka planında 12 riskli unsur ve davranış kalıbının olduğuna dikkat çekti. “Bir Düzine Risk Unsuru Düşünüş ve Davranış Kalıbı- Gremlinler” konu başlığıyla yapılan sunumda; beynimizde tehlikeli düşünüş ve davranışların arka planı ve bu duyguların havacılık sektöründe yaşanan kazalara nasıl yol açabileceği anlatıldı. Sunumda sebebi bilinemeyen bazı uçak kazalarından da örnekler verilerek konu psikolojik açıdan irdelendi.

Nedeni anlaşılamayan arızalardan Gremliler sorumlu tutuluyordu

Prof. Dr. Muzaffer Çetingüç, Gremlin’in sözlük anlamının “şirin görünümlü ama kötü tabiatlı cin” anlamında bir kavram olduğunu belirterek “İkinci Dünya Savaşında uçuş kazalarında pilot ve mühendislerin günah keçisi makineleri bozduğuna inanılan Gremlinlerdi. Özellikle nedeni anlaşılamayan arızaları bu cinlerin yaptığından kimsenin şüphesi yoktu. Buna ciddi ciddi inanıyorlardı. Bugün artık uçuş kazalarına neden olan teknik ve insani unsurlar bilinmekte; suçun bilim dışı yerlerde aranması arayışı terk edilmiş durumdadır.” dedi.

Takıntılı düşünce, korku ve kaygılar kazaya yol açabiliyor

Uçuş kazalarında insan unsurunun oranının %70-80 olduğunu ifade eden Prof. Dr. Muzaffer Çetingüç, “Bu o zamanlar için makul görülebilir fakat günümüzde bu rakam ne? Yine öyle. Bugün bu kadar otomasyon sistemine, yapay zekaların kokpitlere giriş olmasına rağmen hala insan unsuru %70-80 civarında. İnsan unsurunun bu kadar yüksek oranda yer alması, muhtemelen insanın bilişsel işlevleri kadar psikolojisiyle ilgili problemlerin devam ettiğini gösteriyor. Bu da bize Gremlin kavramından gidersek dışarda cin yok, cinler bizim beynimizde. Bunlar da psikolojik böcekler, içsel zombiler diye geçiyor. Mikro işlemciler de deniyor. Beynimizin içindeki bazı takıntılı düşünceler, korkular, kaygı ve kompleksler kazaya ya da felakete götürebiliyor.” dedi.

12 riskli davranış kalıbı

Prof. Dr. Muzaffer Çetingüç, insan psikolojisindeki risk yaratma potansiyeli taşıyan düşünüş ve davranış bozukluklarını Gremlin olarak niteleyerek bu metafor üzerinden 12 başlıkta topladı. ABD’de 1984 yılında bir havacılık üniversitesi tarafından hazırlanan bilimsel yazıda 5 tehlikeli düşünce kalıbıyla ilgili bir sınıflandırmanın yapıldığını kaydeden Prof. Dr. Muzaffer Çetingüç, “Bunlar otorite karşıtlığı, dürtüsellik, maço tutumu, teslimiyet ve incinmezlik olarak sıralanıyor. Bana bu az geldi. Daha neler eklenebilir diye yapılan araştırma sonucunda kazaya yatkınlık (sakarlık) aklıma geldi. Travmaseverlik, bilinçdışı intihar, kontrfobi, olumlu geri bildirim doyumsuzluğu, alışkanlık tuzağı ve inisiyatifsizlik olarak 7 kalıp daha ekledim.” dedi.

Sakar insanların kaza yapma olasılıklarının fazla olduğunu belirten Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muzaffer Çetingüç, bazı insanların da bilinçli veya bilinçsiz olarak travmatik yaşantılara yatkın ve istekli olduklarını ifade etti. Prof. Dr. Muzaffer Çetingüç, kontrfobi olarak açıkladığı korku karşıtı tutumların da kazalara yol açabileceğine dikkat çekerek “Bireyin çevresindekilere sürekli olarak korkmadığı mesajını verme çabası, beyninde korku karşıtı aşırı telafi çabaları içerisinde olan kişiler kaza yapabilir. Süratli araba kullanma, gereksiz kavgalar, tehlikeli sporlar, uçuşta gereksiz cesaret gösterileri ve riskli manevralar kazalara yol açabilir.” dedi.

 12’den fazla düşünce ve davranış var

Havacılıkta risk unsuru oluşturan tehlikeli düşünüş ve davranışların bir düzineden çok daha fazla olduğunu ifade eden Prof. Dr. Muzaffer Çetingüç, hırslar, korkular, saplantılar, hezeyanlar, kompleksler, batıl inançlar, kompulsif davranışlar ve panik duygusunun da kazalara yol açabileceğini söyledi.

 İçgörü, güvenli yaşamın bir gereği

Prof. Dr. Muzaffer Çetingüç, içgörünün sadece uçuş güvenliğinde gerekli olan bir kavram olmadığını belirterek “Gündelik yaşamda da emniyetli, sağlıklı ve uyumlu yaşamanın gereklerinden biridir. İçgörülü insan neyi, neden yaptığını bilen, yanlışlarını fark ederek düzeltebilendir.” dedi. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Uçuş Kazalarında Psikolojik Böcek Riski!

Haber Editörü : Tüm Yazıları