Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%0,11
BIST 2,008
%0,04
Dolar 13.85
%0,19
Euro 15.67
%0,55
Altın 797.98

Prof. Dr. Yalçın Sarıkaya, Kazakistan’daki siyasi krizi değerlendirdi

25 defa okundu kategorisinde, 07 Oca 2022 - 04:00 tarihinde yayınlandı
Prof. Dr. Yalçın Sarıkaya, Kazakistan’daki siyasi krizi değerlendirdi


Ömer Cihad KAYA
QHA Ankara

Giresun Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yalçın Sarıkaya, Kazakistan’da ciddi bir dönüşümün habercisi olan siyasi krizi Kırım Haber Ajansına değerlendirdi. Prof. Dr. Sarıkaya, Kazakistan’daki gelişmelerin bölge açısından öneminden Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü eliyle Rus ordusunun Kazakistan’a girmesine kadar ülkedeki güncel durum hakkında QHA’nın sorularını yanıtladı. Özellikle, KGAÖ’nün ülkeye çağrılmasının Kazakistan açısından onur kırıcı bir durum olduğunu belirten Prof. Dr. Sarıkaya, Kazakistan’daki olası Rus tehdidine ilişkin, “Kazak halkı tatmin olmaz, kendisini sokağa çıkaran saikleri düşünüp mücadele yolunu seçerse Rusya açısından Ukrayna’nın ardından bir ikinci cephe açılmasına kadar gidebilir mesele” ifadelerini kullandı. Transdinyester, Kırım ve Donbas örneklerinin halen canlılığını koruduğunu vurgulayan Sarıkaya, provokasyon ihtimaline karşı Bana göre Kazakistan’ın üyesi olduğu BM, İslam İşbirliği Teşkilatı ve AGİT gibi kuruluşlar da ülkenin toprak bütünlüğü ve egemenliğine vurgu yapan güçlü açıklamalar yapmalılar” dedi.

Kazakistan’ın Mangıstav eyaletinde 2 Ocak 2022 tarihinde akaryakıt fiyatlarındaki artan zam nedeniyle başlayan protestolar ülke geneline hızla yayıldı. Ülkenin en büyük kenti Almata’da da başlayan gösteriler, ülke genelinde hükumet karşıtı protestolara dönüştü. Kazakistan’da 5 Ocak 2022 itibarıyla tüm yurt genelinde OHAL ilan edildi ve Kazakistan kolluk güçlerinin, göstericilere müdahale edeceği bildirildi. Ülkede protestolar hükumetin istifasına rağmen devam ederken, Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in yardım istemesi üzere Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü ülkeye asker göndermeye karar verdi. Rus ordusu, KGAÖ kisvesi altında Kazakistan’daki girerken, dünya kamuoyu gelişmeleri endişeyle takip ediyor.

Kazakistan’daki hükumet karşıtı protestolar ve bunun etrafında gelişen olaylar, kurucu Nazarbayev’in düşüşünü, Cumhurbaşkanı Tokayev’in yükselişini doğurdu. Kazakistan açısından bu önemli dönemeç ve siyasi krizin oluşturduğu etkiler hakkında Giresun Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yalçın Sarıkaya, Kırım Haber Ajansının sorularını yanıtladı.

“RUSYA’NIN ÖNE GEÇME İMKANI DOĞMUŞTUR”

Kazakistan’ın yer altı ve yer üstü kaynakları, jeopolitik konumu göz önüne alınırsa ülkedeki siyasi kriz, siyasi bunalım bölge jeopolitiğinde kime hizmet edecek?

Kazakistan, hem hidrokarbon zenginlikler hem değerli madenler bakımından çok zengin bir ülke. Gerek rezerv  gerekse üretim bakımından listenin en üst sıralarında bulunmakta. Geçtiğimiz 30 yılda kaynaklarını milli imkanlarla çıkarma üretme ve ihraç etmede çok büyük mesafe aldı. Bu sayede Türk devletleri içinde en yüksek milli gelir ve kişi başına düşen milli gelir seviyesine sahip. BDT ve KGAÖ’nün kurucu üyelerinden ama AGİT, İİT ve EKO’ya da üye. Geçmişte Kazakistan’a çeşitli çevrelerce yapılan eleştiriler bu bakımdan yeniden düşünülmeli. Zira ülkenin nasıl bir dengede tutulması gerektiğini bize son olaylar gösterdi. Buradaki istikrarsızlık Kazakistan dışındaki pek çok aktörün işine gelebilir ancak sorunun cevabı, nihai istikrarın banisi ya da sahibinin kim olacağıyla görülebilir. Yeraltı zenginliğine sahip devletlerin müşterileri bu kaynaklara doğrudan sahip olamayacaklarsa istikrarın devamını isterler. Geçiş güzergahı olarak görenler de istikrarını isterler ama muhtemel bir “yeni dönemde” eskisinden daha iyi bir konumda olacağını düşünen aktörler istikrarsızlık riskini de göze alabilir. Burada açık biçimde KGAÖ üzerinden Rusya’nın ön alma/öne geçme imkanı doğmuştur. Mevcut Kazak yönetimi bu işin bir parçası değilse en hafif tabirle ülkedeki krizi yönetmede basiretsizlik göstermiştir.

Uluslararası İlişkiler | İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ

Kazak halkı tatmin olmaz, kendisini sokağa çıkaran saikleri düşünüp mücadele yolunu seçerse Rusya açısından Ukrayna’nın ardından bir ikinci cephe açılmasına kadar gidebilir mesele.

Prof. Dr. Yalçın Sarıkaya

KGAÖ Kazakistan'a asker gönderdi | PolitikYol Haber Sitesi

Açıkçası, Kazakistan gibi bir ülkede kimsenin beklemediği olaylar yaşandı. Devlet kurumlarına saldırılar, Nazarbayev’in Güvenlik Konseyi Başkanlığından azledilmesi ve Tokayev’in KGAÖ’den destek istemesi… Bu gibi kırılma noktaları sonrasında Kazakistan’ı gelecek süreçte neler bekleniyor?

Günün sonunda, Nazarbayev’in oyun dışı kaldığı, Kazakistan yönetiminin ana niteliklerinde bir değişiklik olmadığı, birikmiş muhalif enerjinin boşa çıktığı bir durum söz konusudur. KGAÖ kuruluşundan günümüze ilk defa böyle bir müdahale unsuru sevk etmiş, örgüte kolektif güvenlik mantığına uygun ve bunun içeriğine/derinliğine sahip olmama yönünde şimdiye kadar getirilen eleştirileri de bertaraf etmiştir. Kazak halkı tatmin olmaz, kendisini sokağa çıkaran saikleri düşünüp mücadele yolunu seçerse Rusya açısından Ukrayna’nın ardından bir ikinci cephe açılmasına kadar gidebilir mesele. Ancak muhtemelen gelişmelerin bu yönde olmaması için Moskova askeri ve siyasi tedbirler almıştır. Kazakistan devleti üzerinden “güya” tavizler verilmesi Anadolu’daki tabirle “el kesesinden hovardalık” anlamına gelecek adımlar atılması, kalıcı bir “barışı koruma” gücü oluşturulması, bunun bir antlaşma kapsamında kabul ettirilmesi ilk akla gelenler. İşin içinde bir “davet” olduğunda davet edilen açısından pek çok kapı açılıyor.

Protestocular Çarşamba günü Almatı'daki Belediye binasının önünde toplandı.
Kazakistan’ın en büyük kenti Almata’da protestolar

Son gelişmeleri dikkate alırsak, KGAÖ’den destek isteyerek Tokayev’in ülkeye yabancı askerleri davet etmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Önceki soruda bahsettim biraz. Antlaşma, buna imkan tanıyor ama böyle bir durum bir devlet açısından son derece onur kırıcıdır. Sonuçta desteği devlet adına ve kendi halkına karşı talep etmektedir. İçinde bulunulan güvenlik örgütünden bir dış saldırı olması durumunda talep edilecek destekten çok farklıdır. Bütün bunlar halkı sokağa sevk eden unsurlar hakkında şüphe uyandırmaktadır. Kriz yönetimi ve istihbarat literatüründe “erken doğum operasyonu” var. Bu kavram, tahmin edilen bir siyasal veya etnik çatışma potansiyelini vaktinden önce harekete geçirip sonuç almayı ifade eder.

Kazakistan’ın kuzeyinde etnik Rusların ayaklanması, ayrılıkçı hareketlere girmesi muhtemel midir? Kazakistan’da Kırım’ın işgali benzeri bir senaryo yaşanır mı?

Kazakistan bağımsızlığından günümüze bu meseleyi iyi yönetmişti. Bir etnik çatışma ortamına hiçbir zaman zemin hazırlamadı ama ulus inşası sürecini sabırla devam ettirdi. Tokayev’in bu kriz sırasında sanki sorulmuş gibi neredeyse her açıklamasında çok kültürlü, çok etnikli ifadelerini kullanması da dikkat çekicidir. Oysa olaylar Mangıstav’da yani güneybatıda homojen Kazak bölgesinde başladı. Kuzeyde düne kadar hiçbir hareket olmadı. Durduk yere buraya dikkat çekilmesi manidar. Yine bu noktada acaba Tokayev yönetimine böyle bir istihbarat mi verildi? Böyle bir provokasyon bir tehdit unsuru olarak kullanıldı mı? Soruları akla geliyor. Transdinyester, Kırım ve Donbas örnekleri canlıyken bunlar ihtimal dışı tutulamaz. Bana göre Kazakistan’ın üyesi olduğu BM, İslam İşbirliği Teşkilatı ve AGİT gibi kuruluşlar da ülkenin toprak bütünlüğü ve egemenliğine vurgu yapan güçlü açıklamalar yapmalılar.

Öte yandan, Ruslar ve Kazaklar arasında doğrusu milletler hayatında uzun sayılacak bir birliktelik var. Hafızalarda çatışma geçmişi yok. Umarım olmaz.

Rusya, Kazakistan'a hava indirme birliği gönderdi - Siyaset - Haber Marmara
Kazakistan’da Cumhurbaşkanı Tokayev’in Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü’nü “yardıma” çağırmasının ardından Rus ordusundan ilk birlikler Almata’ya ulaştı

Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü (KGAÖ) Nedir?

Tam adıyla Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü (KGAÖ), Rusya Federasyonu’nun başını çektiği Sovyetler Birliği sonrası kurulan bağımsız cumhuriyetlerden oluşuyor. Bunlar: Rusya, Belarus, Ermenistan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Özbekistan.

Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev’in tepkilere neden olan yardım isteği sonrasında ülkeye giren askeri güçler (sözde barış gücü) örgüt anlaşmasının 4. maddesi gereğince ülkeye geliyor.

KGAÖ Anlaşması’nın 4. maddesi aynen şöyle:
“Tüm katılımcı devletler, güç kullanmaktan veya güç kullanma tehdidinde bulunmaktan kaçınmayı kabul etmiş olup devletlerden birine yönelik saldırganlık, tüm KGAÖ üyelerine yönelik saldırganlık olarak görülüyor.”

SİYASİ KRİZİN YAŞANDIĞI KAZAKİSTAN’DA NELER OLUYOR?

Kazakistan’ın Mangıstav eyaletinde 2 Ocak 2022 tarihinde akaryakıt fiyatlarındaki artan zam nedeniyle başlayan protestolar ülke geneline hızla yayıldı. Almata’da da başlayan gösteriler, ülke genelinde hükumet karşıtı protestolara dönüştü. Ülkede protestolar hükümetin istifasına rağmen devam ederken, göstericiler, kurucu Cumhurbaşkanı Nazarbayev’in dokunulmazlığının kaldırılmasını talep ediyor. Cumhurbaşkanı Tokayev, halkı sabır ve itidale davet ederken, Kazakistan Ankara Büyükelçisi Abzal Saparbekulı da, ülkedeki son durum hakkında bilgi notu paylaştı. Öte yandan, Kazak medyası, Almata’da göstericilerin belediye binasını ele geçirdiğini bildirdi.

Kazakistan genelinde protestolar devam ederken, Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev 5 Ocak 2022’de ulusa sesleniş konuşması yaptı. Tokayev, bugünden itibaren Kazakistan Güvenlik Konseyi başkanı olarak göreve başladığını duyurdu. Bu görevi, ülkede Kazakistan’ın kurucu Cumhurbaşkanı Nazarbayev yürütüyordu.

Ülkede protestocular, Almata ve Aktöbe’deki belediye binalarını ele geçirdi. Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, başkent Nur Sultan’da 5 Ocak 2022 saat 16:00’dan itibaren olağanüstü hal ilan edilen kararı imzaladı. Sokağa çıkma yasağı başkentte 23:00 – 07:00 saatleri arasında geçerli olacak. Olağanüstü hal 19 Ocak gece yarısına kadar yürürlükte kalacak. Kazakistan’da 5 Ocak 2022 itibarıyla tüm yurtta OHAL ilan edildi. Kazakistan kolluk güçlerinin göstericilere müdahale edeceği bildirildi.

6 Ocak 2022 gece erken saatlerde Almata’da Kazakistan kolluk güçleri, yoğun “terörle mücadele” operasyonuna başladı. Ülkede, göstericilerin çoğu etkisiz hale getirildi. Bununla eş zamanlı olarak, Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev, Rusya’nın başını çektiği askeri müdahale gücü yetkisi olan Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü’nden yardım istedi. Öte yandan, Kazakistan’a Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü’nü davet ederek, Rus ordusunun Kazakistan’a girmesine izin veren Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev, ayaklanmalardan yurt dışında eğitilen bir dizi terörist grupları sorumlu tuttu. Kremlin, Rusya ve Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü kapsamında Kazakistan’a Rus ordusunu sokacak. Bu kapsamda, ülkenin kuzeyindeki etnik Rusların durumu da merak konusu.

Haber Editörü : Tüm Yazıları